Pages

Subscribe:
Güncel Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güncel Haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.08.2012

E-reçete sevildi

      
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Fatih Acar, bugüne kadar sağlık hizmet sunucularından MEDULA Sistemi'ne girilen e-reçetelerin yüzde 76,19'unun aile hekimlikleri, yüzde 14,59'unun özel hastaneler, yüzde 8,09'unun devlet hastaneleri ve yüzde 1,13'ünün de üniversite hastaneleri tarafından oluşturulduğunu söyledi.
Acar, yaptığı açıklamada, Türkiye açısından son derece önemli olan e-reçete uygulamasını 1 Temmuz itibarıyla hayata geçirdiklerini hatırlattı.
e-reçete uygulamasının doktorlar, eczaneler ve hastalar için birçok kolaylığı barındırdığını ifade eden Acak, “1 Temmuz tarihi çok önemli bir tarihti, burada önemli sıkıntılar yaşanabilirdi ama çok şükür çok ciddi sıkıntılar yaşamadık. Sadece ilk gün, bizim hizmet aldığımız telekomünikasyon firmasının 3 saatten fazla hizmet sunamamasından kaynaklanan, yani SGK ile ilgisi olmayan bir olay nedeniyle biraz sıkıntı yaşadık” dedi.

Bugün gelinen noktada sıkıntıların önemli ölçüde görülmediğini bildiren Acar, şöyle devam etti:
“Bunu zaten her gün takip ediyoruz. 10 büyük ilimizde çalışma ekipleri kurduk, bu arkadaşlarımız sahaya iniyorlar, 10 büyük ilimizdeki fotoğrafı her günün sonunda bana getiriyorlar. Ben de uygulamamızın nasıl olduğunu takip ediyorum. Şu an itibarıyla geldiğimiz noktada, sistem güzel bir şekilde işliyor, devam ediyor. Ama takdir edersiniz, çok önemli, büyük bir sistem, milyonları ilgilendiren bir sistem. Zaman zaman teknik sıkıntılar olabilir, arızalar olabilir ama inşallah sisteme tam anlama geçtiğimizde Türkiye açısından çok önemli bir kazanım gerçekleşmiş olacak.”

DOKTORLARA ÇAĞRI: "ŞİFRELERİNİZİ ALIN"

Haziran ayı ile Eskişehir, Konya ve İstanbul'da başlatılan pilot uygulamanın 13 Haziran'dan sonra Türkiye'ye yayıldığını anımsatan Acar, pilot uygulamanın yürütüldüğü bir aylık süre içerisinde, 1 milyon 629 bin 829 e-reçete üretildiğini açıkladı.

Acar, e-reçete uygulamasını başlatmadan önce tüm doktorlara sistemden şifreleri almaları yönünde çağrıda bulunduklarını, uygulanma başlamadan şifre alan doktor sayısının 50 bin 450 olduğunu bildirdi.

Şu anda 110 bin doktorun aktif olduğunu belirten Fatih Acar, şunları kaydetti:
“110 bin doktorun 71 bin 829'u şifrelerini almışlar. Biz, şifresini almayan diğer doktorlarımıza da en geç 1-2 hafta içerisinde bu şifrelerinizi de alın diyoruz. Uygulamanın e-reçete ve kağıt reçete olarak devam etmesinin nedeni, vatandaşlarımızın bir mağduriyet yaşamamasıdır. Yoksa, SGK olarak 1 Temmuz itibarıyla bu sisteme geçtik. Tüm doktor arkadaşlarımız şifrelerini alsınlar, doktorlarımız bu hassasiyet göstersin.”

"E-REÇETELERİN ECZANELER TARAFINDAN KARŞILAMA ORANI YÜZDE 64"

SGK Başkanı Acar, e-reçete uygulamasının başladığı 1 Temmuz'dan itibaren gerçekleşen rakamlara ilişkin, “1-4 Temmuz 2012 tarihleri arasında toplam 3 milyon 139 bin 160 adet reçete üretilmiş. Bunların 1 milyon 652 bin 253 adedi e-reçete olarak sisteme girilmiş. Yaklaşık yüzde 50 oranında sisteme e-reçete olarak kayıt gerçekleşmiş. Bu, bu kadar kısa sürede sevindirici bir neticedir” dedi.

Sağlık Hizmet Sunucuları tarafından MEDULA Sistemine kaydedilen 1 milyon 652 bin 253 e-reçetenin, 1 milyon 57 bin 386'sının eczaneler tarafından sisteme girildiğini ifade eden Acar, hastaların ilaçlarını sorunsuz bir şekilde aldığına dikkati çekti.

Acar, “Sağlık hizmet sunucularından girilen e-reçetelerin eczaneler tarafından karşılanma oranı yüzde 64 oldu. Bu önemli bir orandır, ama biz istiyoruz ki 1 ay içinde sistemi hep beraber oturtalım” diye konuştu.

81 İLİMİZDE AİLE  HEKİMLİKLERİ TARAFINDAN E-REÇETE YAZILIYOR

e-reçete uygulamasını 1 ay içinde hedeflenen şekilde işletmeyi amaçladıklarını anlatan Acar, bugüne kadar sağlık hizmet sunucularından MEDULA Sistemi'ne girilen e-reçetelerin yüzde 76,19'unun aile hekimlikleri, yüzde 14,59'unun özel hastaneler, yüzde 8,09'unun devlet hastaneleri ve yüzde 1,13'ünün de üniversite hastaneleri tarafından oluşturulduğunu söyledi.

Acar, uygulamaya ilişkin şu bilgileri verdi:
“Şu anda 81 ilimizde aile hekimlikleri tarafından e-reçete yazılıyor. Devlet hastanelerimize bakıldığı zaman, 900 devlet hastanesi olduğu düşünülürse 639 tesiste tam olmasa bile şifre alınmış ve e-reçete yapılabiliyor. Özel hastanelerimizde bin 191 tesiste e-reçete yazılabiliyor, toplam bin 850 tesisimiz var. 88 üniversite hastanemizin 63'ünde e-reçete yazılabiliyor. Bu, 63 üniversitemizin tamamında yüzde 100 e-reçete yazıldığı anlamına gelmiyor. Burada şifre almamış doktorlarımız olabilir. Biz, e-reçete yazılan tüm hastanelerimizdeki şifre almayan doktorlarımızın şifre alarak sisteme girmesini ve hiç sisteme girmeyen hastanelerimizin hazırlıkları yapıp sisteme girmelerini istiyoruz.”

ECZACILAR DA SİSTEMDEN MEMNUN

Türk Eczacıları Birliği (TEB) ile de süreç içinde sık sık görüştüklerini ifade eden Acar, eczacıların da sistemden memnun olduğunu dile getirdi.
Başlangıçta, zaman zaman teknik sorunlar yaşanabileceğine işaret eden Acar, “Eczaneye gidildiği zaman vatandaşımız bazen kısa da olsa beklemek zorunda kalabilir. Muhtemel sorunlar yaşanabilir ama bu çerçevede biraz daha anlayış, hoşgörü bekliyoruz. Çünkü Türkiye açısından önemli bir sistem” dedi.
Acar, e-reçete uygulamasıyla kağıt tasarrufu sağlanacağını, kırtasiye işlemlerinin ve arşiv ihtiyacının ortadan kaldırılacağını, suistimallerin engelleneceğini, hata ve karışıklıkların önüne geçileceğini vurguladı.


7.07.2012

KARISINDAN DAYAK YİYEN ADAM AĞLAYARAK POLİSE SIĞINDI



Adana'da bir çiftlikte çobanlık yapan 47 yaşındaki adam, iddiaya göre, işten ayrılmak isteyince 10 yıllık karısının şiddetine maruz kaldı. Eşinin kafasına taşla vurup kollarını ısırdığı öne sürülen kadın, gözaltına alındı. Gözyaşı dökerek dayak yediğini anlatan adam, "Sürekli paramı elimden alıyor, işi bırakmak isteyince de dövüyor" diye konuştu. Eşinden şikayetçi olan adamın ihbarı üzerine olay yerine giden polis ekipleri, kadını gözaltına aldı. Eşini dövdüğünü söyleyen kadın, "Çalışmıyor, bütün uyarılarıma rağmen sık sık işten kaçıyor. Dayağı hak etti. Ben de dövdüm" dedi. Polisler, karısından şiddet gören koca ile ilk kez karşılaştıklarını belirterek şaşkınlık yaşadıklarını söyledi. 'Aile içi şiddet'e karşı çıkartılan yasa kapsamında gözaltına alınan kadın, sorgusunun ardından adliyeye sevk edilecek. Fatih KARAÇALI/ADANA/DHA

7.05.2012

Sezaryen yasası umarım işe yarar

Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Ali Turhan Çağlar, tıbbi zorunluluk bulunması halinde doğumun sezaryenle yapılmasını düzenleyen kanun tasarısının yasalaşmasıyla ilgili, “Sezaryenin önüne geçmek için yasal tedbirler önemli, umarım işe yarar.

Ancak sadece yasalar yeterli değil, hekimler ve hastanın kendisi de sezaryenin azaltılmasında çok önemli rol oynuyor” dedi. Çağlar, “Riskli Gebeliklerde Doğum Zamanı Çalıştayı”na katılmak için geldiği Sivas'ta, sezaryenle doğumların son yıllarda bir çok ülkede arttığını söyledi.

Doğumların ABD'de yüzde 30, İskandinav ülkelerinde ise yüzde 20'sinin bu yöntemle yapıldığına dikkati çeken Çağlar, “Türkiye'de çok daha fazla. Yüzde 15-20'lerden son yıllarda yüzde 60'lara kadar çıktı. Hatta bazı özel hastanelerde bu rakam çok daha yüksek” diye konuştu.
Bir kere sezaryenle doğum yapınca diğer doğumların da aynı şekilde olacağını dile getiren Çağlar, “Anne adayı korkuyor ve bu yöntemin kolay olduğunu sanıyor. Doktorlar da anneyi buna yönlendiriyor. Vatandaşlarımız doktorlardan çok medyaya kulak veriyor. Bu nedenle medyaya da, sezaryenin zararlarının anlatılması noktasında önemli görev düşüyor” dedi.

RAHİM YIRTILMASI VAKALARI

Sezaryenli doğumlardaki artışla komplikasyonların da arttığını ifade eden Çağlar, daha önce görmedikleri komplikasyonlarla karşılaştıklarını, 5. kez sezaryene gelen anne adayları gördüklerini belirtti.

Doç. Dr. Çağlar, sezaryenli doğumlarda sık rastlanan vakaların başında rahim yırtılması geldiğini bildirerek, şunları kaydetti:
“Doğum başlamadan veya doğum sırasında sancılarla rahim yırtılıyor. Bu durumda hasta rahmini kaybediliyor. Hatta hasta ve bebek ölebiliyor. Bu çok önemli bir komplikasyon. Normal doğumda görülme oranı yüzde 1-,1.5 iken sezaryende 4-5 kat daha fazla. Yine en sık rastlanan komplikasyon bebeklerde solunum yolu rahatsızlıkları. Bebek ölümü, bebekte gelişme geriliği, beslenme bozukluğu ve astım da sıkça rastlanan komplikasyonlar arasında yer alıyor. Yine her sezaryenle doğumda bir öncekine göre riskler artıyor.”

Sezaryenle doğan bebeklerin en az ilkokul çağına kadar düzenli aralıklarla takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Çağlar, tıbbi zorunluluk bulunması halinde doğumun sezaryenle yapılmasını düzenleyen kanun tasarısının yasalaşmasını önemsediklerini belirtti.
Yasayı değerlendiren Çağlar, “Sezaryenin önüne geçmek için yasal tedbirler önemli, umarım işe yarar. Ancak sadece yasalar yeterli değil, hekimler ve hastanın kendisi de sezaryenin azaltılmasında çok önemli rol oynuyor” dedi.

2.07.2012

İRANLI KADIN NİNJA ORDUSU



İran ve ABD arasındaki savaş ihtimali her geçen gün artarken, İran da muhtemel düşmanlarına karşı her türlü psikolojik savaş taktiğini harekete geçiriyor. İran Devlet Televizyonu Press TV, ülkesinin saldırıya uğraması halinde onları karşılayacak olan güçlerden birinin de 3 bin 500 kişilik kadın ninja ordusu olduğunu bildirdi. Press TV'nin haberine göre, başkent Tahran'da kurulan bir kadın ninja okulu bugüne kadar 3 bin 500 savaşçı yetiştirdi. En önemli özellikleri sessiz hareket etmek olan kadın ninjalar ya da kunoichiler düşman hatlarına sessizce sızabiliyor ve her türlü silahı ustalıkla kullanabiliyor. Ninja okulunun müdürü Fatma Muhammed, ülkelerinin saldırıya uğraması halinde kunoichi ordusunun da harekete geçmeye hazır olduğunu söyledi. DHA

2.06.2012

Mini buzul çağı geliyor

İngiltere'de yapılan iklim araştırmasında şok sonuçlar çıktı. Dünyada 1997 yılından beri hava sıcaklıkları yükselmiyor. Küresel ısınma devri bitti, mini buzul çağı başlıyor.
Dünya gündeminin değişmez maddelerinden biri olan küresel ısınma, bir grup İngiliz bilim insanına göre bitti. İngiliz Meteoroloji Dairesi’yle prestijli iklim araştırma çalışmalarıyla tanınan East Anglia Üniversitesi’nin, sonuçlarını geçtiğimiz hafta yayımladığı ortak araştırmaya göre, küresel ısınmanın yerini artık, ‘mini buzul çağı’ alıyor.
Soğuk hava dalgasının adı Almanya ve Doğu Avrupa’da Cooper diye anılıyor. 30 bin ayrı meteoroloji ölçüm istasyonundan gelen verilere dayanarak gerçekleştirilen çalışmada, dünyada hava sıcaklıklarının yükselmesinin, 1997 yılında durduğu bulgusuna ulaşıldı. Dahası, önümüzdeki 15 yılın, Güneş faaliyeti nedeniyle daha da soğuk geçmesi bekleniyor. ‘25. Döngü’ denilen bu süreçte sıcaklıklar 2022’de dibe vuracak. Öyle ki, 1790 ile 1830 yılları arasında Avrupa Kıtası’nda ortalama sıcaklıkları 2 dereceye kadar düşüren soğuklara ulaşılması, hatta bunun da ötesine geçilmesi, olası senaryolar arasında sayılıyor.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız