Pages

Subscribe:

6.18.2012

1 kiloda 1 tanesi zehirleyebilir

Doğadan mantar toplayıp yeme alışkanlığının yaygın olduğu ülkemizde her yıl çok sayıda kişi mantar zehirlenmesi nedeni ile hayatını kaybediyor.
Ormanlarda yetişen yüzlerce tür mantarın içinde yenilebilir olanların yanı sıra zehirli türlere de oldukça sık rastlanıyor. Ancak zehirli mantarı diğerlerinden ayırt etmek neredeyse imkansız. Memorial Şişli Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nden Uz. Dr. İlhan Ocak, mantar zehirlenmeleri ve uygulanacak ilk müdahale hakkında önemli bilgiler verdi.

1 KİLO YENEBİLİR MANTAR ARASINDAN 1 TANESİ BİLE SİZİ ZEHİRLEMEYE YETEBİLİR

Kültür mantarları dışındaki yabani mantarlar, içeriğindeki toksinler nedeniyle zehirli olabiliyor. Mantarın renk, boyut gibi özelliklerinden zehirli olup olmadığı anlaşılamıyor. Halk arasında yaygın olarak bilinen, “Piştikten sonra çatal batırdığında rengi gümüş oluyorsa zehirlidir” tanımı da maalesef doğru değil. Tecrübeli insanlar bile zehirli mantarı ayırt edemiyor. Yenebilir mantarlar arasına karışan bir tek zehirli mantar bile çok acı sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle bu tür mantarlar her ne şekilde olursa olsun tüketilmemelidir.

BELİRTİLER 12  SAAT İÇİNDE KENDİNİ GÖSTERİR

Nemli ortamlarda, ağaç kenarlarında yetişen yabani mantarlar yendikten sonra hiçbir belirti vermeyebilir. Bu süre 6 saatten 12 saate kadar uzayabilir. Bu süre sonunda bulantı, kusma, baş ağrısı, halsizlik gibi basit şikayetler görülür. Bu şikayetler mantar yiyen bir kişi için uyarıcı olmalı ve kişi en kısa sürede bir sağlık merkezine başvurmalıdır. Bu süreç kişiyi 3-4 gün içinde böbrek yetmezliğine, karaciğer yetmezliğine hatta ölüme kadar götürebilir. Bu nedenle bu süre çok önemli. İlk belirtilerle hastaneye başvuran kişiye “pheresis” denilen kan değişim programı uygulanır. Kişinin kanının belli bir oranı makinanın içinden geçirilir. Filtrede hücreli kısımlar, alyuvar ve akyuvarlar ayrılır ve tekrar hastaya verilir. Hücresiz kısım ise atılıp hastaya yeni kan verilir. Hastanın klinik durumuna göre günde 1 ya da 2 kez bu işlem uygulanır. Buna rağmen belirtiler ortadan kalkmıyorsa acilen nakil sürecine geçilir.

BU ÖNLEMLER HAYAT KURTARIR!

- Kültür mantarı dışında, ormanlarda yetişen yabani mantarları tüketmeyin.
- Öncelikle mantar yediğinizi kesinlikle unutmayın. Olası bir zehirlenme durumunda yaşayacağınız basit belirtilerin başka hastalıklarla karıştırılmaması için mantar yediğinizi doktorunuza söylemeniz gerekmektedir.
- Bulantı, kusma, baş dönmesi gibi hafif belirtiler görüldüğünde en yakındaki donanımlı, canlıdan canlıya organ nakli yapabilen bir sağlık kurumuna başvurun. Çünkü, bu belirtiler görüldükten sonra hastanın yaklaşık 5 günü olduğu düşünülürse hastanın hastaneler arası transferi de zaman kaybı olacaktır.
- Hastaneye iyi bir analiz vermeniz gerekmektedir. Mantarı ne zaman yediğiniz, belirtilerin tam olarak ne zaman başladığı tedavinin yönü açısından oldukça önemlidir.

6.17.2012

Uzmanlar uyardı 2030'da 8 milyon insan hayatını kaybedecek

Uzmanlar, 2030 yılında sigara tüketimi sebebiyle 8 milyon insanın hayatını kaybedebileceğini söyledi.

Sigara tutkusu ölümlere yol açıyor. Sigara içen insanlar başta akciğer kanseri olmak üzere çeşitli hastalıklara yakalanıyor veya sakat kalabiliyor. Uzmanlar, tiryakileri sigara bıraktırma polikliniklerine gitmeleri konusunda uyarıyor. Toplantıda konuşan Şevket YılmazEğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Karadağ, sigara tüketiminin dünyaya faturasının her geçen yıl daha da arttığına dikkat çekti. Dünya Sağlık Teşkilatı’nın 1987’den bu yana her yıl farklı temalarla “31 Mayıs Sigarasız Bir Dünya Günü”nü düzenlediğini söyleyen Karadağ, sigara bıraktırma poliklinikleri sayesinde başvuran insanların büyük bir çoğunluğunun tiryakilikten kurtulduğunun altını çizdi. Tütün salgınının farklı bir boyutuna dikkat çeken Karadağ, "Dünya Sağlık Teşkilatı’nın 2012 yılı için belirlediği tema 'Tütün Endüstrisi Müdahalesi'dir. Tütün bütün dünyada en sık görülen ölüm sebebidir ve günümüzde her 10 yetişkinden birinin ölümünden sorumludur. Sigara, her yıl 600 bin pasif içici olmak üzere, yaklaşık 6 milyon insanın ölümüne yol açıyor. Gerekli tedbir alınmazsa bu sayı 2030 yılında 8 milyona ulaşacak. Bu büyük bir tehlikedir. Bu yüzden tiryakilerin sigarayı bırakmaktan başka çaresi yoktur" dedi.

6.02.2012

Sigara 8 saniyede bir can alıyor

Medicana International Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nihal Başay, ortalama her 6-8 saniyede bir kişinin sigara yüzünden hayatını kaybettiğini söyledi.

Başay, sigaranın içinde 4 bin adet kimyasal zararlı madde olduğunu belirterek, bunun en az 60 tanesinin kanserojen olduğunu söyledi.  Nikotin sigaranın içinde bulunan ve en kuvvetli bağımlılık yapan madde olduğunun altını çizen Başay, "Ayrıca sigarada nikotin bağımlılığını ve emilimini artıran pek çok katkı maddesi de vardır. Bağımlılık madde ile santral sinir sistemi arasında oluşan etkileşim sonucu o maddenin keyif verici etkisini sürdürmek ve yokluğunda oluşacak yoksunluk belirtilerini hissetmemek için o maddeyi sürekli ve periodik olarak alma isteğidir. Sigara içildikten yaklaşık on saniye sonra içindeki nikotin beyine ulaşır ve beyinden keyif verici bir madde salınır.Kişi kendini mutlu hisseder ancak bu saniyeler sürer ve kişi bu keyfi tekrar tekrar yaşamak için sürekli sigara içmek ister.Yapılan araştırmalar sonucu sigarayı bir kez deneyen 4 kişiden üçü bağımlı olur. Her içilen 1 paket, sigara içen kişinin hayatından 28 dakika eksiltir. Ortalama her 6-8 saniyede bir kişi sigara yüzünden hayatını kaybetmektedir" dedi. Sigaranın başta kanser olmak üzere pekçok hastalığın riskini önemli ölçüde arttırdığını ifade eden Başay, "Akciğer, meme, mesane, yemek borusu, cilt kanseri, felç, kalp krizi bronşit ve damar hastalıkları riskini artırdığı gibi, diş ve diş eti hastalıkları, kısırlık, erken menapoz, kemik erimesi, saç dökülmesi, cilt kırışıklıkları, göz hastalıkları, bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi pek çok sebebe yol açar. Sigaranın bırakılması ile kanser, kalp krizi, bronşit ve felç riski önemli ölçüde azalır. Sigara bırakıldıktan 2 gün sonra nikotin vücuttan tamamen atılır, öksürük ve hırıltılı solunum azalır, cilt rengi düzelir, kırışıklıklar azalır" diye konuştu. Sigara içen kişinin sadece kendisine değil, üflediği ve yanan sigarasından çıkan duman ile çevresindeki içmeyen kişilerede zarar verdiğini belirten Başay, "Sigara içilen bir evde yaşayan cocuklar daha fazla akciğer hastalıklarına yakalanırlar ve bu çocukların ileride kanser olma riskleri daha fazladır. Ayrıca bu çocukların zihinsel ve ruhsal sorunları daha fazla olmaktadır. Sigaranın çevre kirliliğine ve ekonomiyede büyük zararı vardır.Yirmi milyon içicinin günde en az 200-300 milyon izmarit attığı ve bununda çevre kirliliğine önemli katkı da bulunduğu bilinmektedir. Sigara dumanı ile oluşan kirli havayı ise hiç bir havalandırma sistemi tamamen temizleyemez. Sigara kullananların yaklaşık yüzde 70'i bırakmak ister, ancak sadece yüzde 5'i yardımsız bırakabilir. Sigara bırakmak için pek çok yöntem vardır, ancak bu yöntemlerin çoğu bilimsel olarak kanıtlanmış ve kabul edilmiş yöntemler değildir ve başarısızlıkla sonuçlanır. Sigara bırakma tedavisi sırasında kişi davranışsal, psikolojik ve nörokimyasal destek almalıdır. Bu yüzden gerçekten bırakmak ve yardım almak isteyen içicilerin bu konuda eğitim almış uzman hekimlerden ve merkezlerden destek almaları gerekmektedir" dedi.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız